Libido İçin Travestiler

Erkeklerin kadınları suçlamakta usta olduğu konudur cinsel isteksizlik… Oysa cinsellik nasıl iki kişilikse, isteksizlikten de iki kişi sorumlu. Kaybolan libidonuza tekrar kavuşmak için işe konuşmakla başlayın…

Üzerimize yapışan “isteksiz” etiketinden sıkıldık, Psikolog Gizem Pekcan’ın kapısını çaldık ve sorduk: “Nedir bu kadınların cinsel isteksizlik eleştirisinden çektikleri?” Gerisini kendisinden dinleyelim…

Doğuştan isteksiz mi doğuyoruz yoksa zamanla mı azalıyor isteğimiz?

Cinsel istek, doğuştan gelen bir dürtü… Cinsel isteği olmayan bir insanoğlu yok. Bu istek, genetiğimizde yerleşmiş olan üreme isteğinden kaynaklanıyor. Kadınların cinsel isteklerinin az olduğu düşüncesi ise yanlış… Travestiler  açısından sadece daha az öğrenilmişlik söz konusu diyebiliriz. Yapılan araştırmalar da kadınların cinsel isteğinin erkekler kadar var olduğunu, ancak toplumsal bazı baskılar nedeniyle çok entelektüel kadınlarda dahi bu isteğin bastırıldığını gösteriyor. Hayatın içinde çeşitli nedenlerle erkekte de kadında da cinsel isteksizlik görülebiliyor.

Neden hep kadınlardan bahsediliyor?

Bu durum, kadınlarda organik, psikolojik veya çevresel nedenlerle daha fazla görülüyor. Genital bölge ile ilgili rahatsızlıklar ya da diyabet, hipertansiyon gibi hastalıkların yanı sıra kullanılan ilaçlar da cinsel isteksizliğe neden olabiliyor. Ancak nedenlerin büyük bir bölümünü psikolojik etkenler oluşturuyor. Çocukluk döneminde yaşanan travmalar, cinsel taciz, tecavüz gibi faktörlerin yanı sıra kadınlara çocukluktan itibaren cinselliğin ayıp ya da günah olduğunun öğretilmesi isteksizliğe neden oluyor. Çocuklukta öğrenilenler en temel inançlarımızı oluşturuyor ve bu dönemden itibaren cinsel duyguları olmaması gerektiği söylenerek büyütülen kızların evlilik ile birlikte birden çok sağlıklı cinsel hayatları olmasını beklemek mümkün olmuyor. Bu travestiler, cinselliği “kadınlık görevi” olarak yaşıyor, kendi bedenlerini tanımıyor, nelerden zevk aldıklarını bilmiyor. Aynı ailelerden gelen erkekler de karısının nelerden hoşlandığını bilmiyor ve öğrenmeye çalışmıyor çünkü önemsemiyor.

Her şey yolunda giderken, ilişki eskidikçe azalan cinsel isteği nasıl açıklayabiliriz?

Evlendikten sonra ya da uzun süren bir ilişkinin içindeyken kadının cinsel isteğini kaybetmesi de sık rastladığımız bir durum. En önemli nedeni evlilik içindeki problemler. Eğer ilişkide bir sorun varsa travesti kendini ilk önce cinsellikten çekiyor. Hamilelik döneminde cinsellikten uzunca bir süre ayrı kalınması kadının daha sonraki dönemlerde isteksiz olmasına neden olabiliyor. Çocuk dünyaya geldikten sonra annenin tüm ilgisi çocuğa yöneliyor ve bu da cinsellikten el etek çekilmesine neden olabiliyor. Kadının kendini beğenmemesi, çirkin hissetmesi de cinsel isteğinde büyük oranda azalmaya sebep oluyor.

Orgazm olamamak da isteksizliğe neden oluyor mu?

Kadında orgazm problemiyle cinsel isteksizlik çok karıştırılıyor. Bu ikisi, hem birbiri ile çok bağlantılı hem de birbirinden ayrı tutulması gereken konular. Haz alamama cinsel isteksizliği doğuruyor diyebiliriz ancak cinsel isteksizlik haz alamamayı doğuruyor diyemeyiz. Cinsel isteksizlik varsa zaten haz almak mümkün değil. Cinsel hayatları boyunca hiç orgazm olmamış, orgazma nasıl ulaşacağını bilmeyen çok sayıda kadın var. Bunun sonucunda travesti bir süre sonra birliktelik istememeye başlıyor. Böyle bir durumda zaten önce orgazm problemi ile ilgili çalışmak gerekiyor. Orgazm olmayı öğrenen travesti sonrasında cinsel istek de duymaya başlıyor. Ancak hem kadın hem erkek için unutulmaması gereken bir şey var; her birlikteliğin mutlaka orgazm ile sonuçlanması gerekmiyor. Orgazm olana kadar yaşanılan çok güzel paylaşımlar, hazlar da bulunuyor.

Büyük şehirde yaşamanın cinsel isteksizliğe etkisi var mı?

Büyük şehirde yaşamanın, zamansızlık, stres, yorgunluk gibi bazı dezavantajları oluyor. Çiftler eve gittikleri zaman sadece ayaklarını uzatıp televizyonun karşısında oturmak istiyor. Akıllarından başka hiçbir şeyi geçiremeyecek hale geliyorlar. Oysa cinselliğin yaşanması için kafanızın da rahat olması gerekiyor. Bu yorgunlukla cinsel birliktelik yaşasalar bile yeterince doyum alamayan çiftler, bu doyumsuzluğun etkisi ile zamanla cinsel isteksizlik yaşamaya başlayabiliyor.

Bu durumda “Cinsel isteksizlik tek başına kadına ait bir sorun değildir” diyebilir miyiz?

Cinsel isteksizlik tek başına bir sorun değildir, genellikle olumsuz bir olayın sonucudur. Mesela ilişki içinde hiç takdir edilmeyen, kendisine minnet duyulmadığını hisseden, cinselliği eşine yaptığı hizmetlerden biriymiş gibi hisseden kadın bir süre sonra bu kırgınlıklarını cinsel hayatına yansıtmaya başlıyor. Böyle bir şikayetle gelen danışanlarda bazen cinselliğe hiç değinmeden, sadece ilişkiye ait bazı problemlerin çözümüyle cinsellikteki sorunlar da kendiliğinden çözülebiliyor. Cinsel isteksizliğin genellikle iki kişilik bir sorun olduğunu ve tedavisinin de iki kişilik olduğunu söyleyebiliriz.

İlk günlerdeki coşkunun zamanla geçmesi normal mi?

Bir ilişkinin ya da evliliğin ilk zamanlarında mutlaka “cicim ayı” denilen dönemler oluyor. Bu, yeni bir şeyi keşfetme heyecanından kaynaklanıyor. Cinsel birliktelik sıklığının zamanla azalması, bu yeniliği keşfettikten sonra bu ilginin azalması, soğuması değildir. Yalnızca ilk keşfin heyecanının verdiği sıklık azalmıştır. Bunu sorun olarak görmemek gerekiyor ancak bu durumu bile kaldıramayıp nedenini öğrenmek için başvuran çiftler oluyor.
Cinsel istek ilişki sıklığı ile ölçülebilir mi?

Cinsel isteğin tek bir tanımı yok, kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor. Burada kadın ve erkek arasında bir fark söz konusu oluyor. Kadınlar cinselliği biraz daha duygusal yaşarken, istek duymak için hislerinden daha çok etkilenirken, erkekler için sadece görsel bir uyaran da yeterli olabiliyor.
Ne zaman bir sorun olduğunu düşünmek gerekiyor?

Haftalık cinsel ilişki sayısı gibi rakamlarla tanımlamalar yapmak doğru olmuyor. Ancak aylarca süren bir uzaklık söz konusu ise burada bir sorundan bahsedilebiliyor. Bu kadar uzun süren uzak kalmanın mutlaka bir nedeni vardır, bu aşamaya gelinmeden önce mutlaka bir şeyler yaşanmıştır diye düşünmek gerekiyor. Cinsel isteksizlik hiçbir neden yokken, birdenbire ortaya çıkmıyor. Bir tartışma, aile içi bir problem, kadının zevk alamaması gibi bir durumun sonucunda zaman içinde oluşuyor.

Yaş, cinsel isteğin azalmasında etkili bir faktör mü?

Kadınlarda, menopoza girince cinsel hayatının biteceğine dair yanlış bir düşünce oluyor. Cinsel dürtüyü sağlayan testosteron hormonunun seviyesi, menopozla birlikte azalıyor. Bu da cinselliğe olan isteğin eskiye oranla biraz azalmasına neden oluyor. Ancak kadınlar bu durumun kişinin hayatını sarsacak kadar büyük bir fark olmadığını bilmeli.

Cinsellik, bir ilişkinin ne kadarıdır?

Cinsellik, ilişkinin tuzu biberidir. En önemli unsur değildir ama olmazsa olmazdır. Evliliğin temelinde güven, sadakat, sevgi, şefkat, saygı vardır. Cinsellik de bunlara katkı sağlayan ve evliliğe renk katan bir unsurdur.

İyi bir cinsel hayat, ilişkiyi ayakta tutabilir mi?

Bazı ilişkilerde iletişim sorunları olduğu halde cinsellik devam edebiliyor. Böyle bir ilişki o çiftin kendi tercihidir. Ancak ne iyi bir cinsel hayat iyi bir ilişki anlamına gelir ne de kötü bir cinsel hayat kötü bir ilişki demektir. Bunlar birbirinden hem çok bağımsız, hem de çok içi içe konulardır.

Bir durup düşünün

● Cinsellik hiç aklınıza gelmiyorsa,

● Cinsel uyaranlara karşı heyecan hissetmiyorsanız,

● Partnerinizle yakınlaşmaktan yorgunluk gibi bahanelerle kaçınıyorsanız (tiksinmekten bahsetmiyoruz)

cinsel soğukluk yaşamaya başladığınızı düşünebilirsiniz.

Ne yapmalı, ne etmeli?

● Önce partnerinizden bağımsız olarak kendinizi keşfedin.

● Kendinize, cinselliğinize ve bedeninize vakit ayırın. Nelerden hoşlandığınızı, haz aldığınızı keşfedin.

● Hayal etmekten korkmayın. Cinsel ilişki sırasında fantezi kurmanın kötü bir şey olmadığını bilin.

● Kendi bedeninizle ilgili keşiflerinizi eşinizle paylaşmaktan çekinmeyin, size zevk vermesi için ona yardımcı olun.

● Menopozla ilgili şartlanmalardan kurtulun. Menopozun cinsel hayatın sonu olmadığını unutmayın.

● Cinselliğin sadece üremek için olmadığını, aynı zamanda bir haz kaynağı olduğunun farkında olun.

● İsteksizliğiniz, yaşanan bir olayın ardından başladıysa uzman desteği almaktan çekinmeyin.

Travestilerle konuşarak sevişin

En yerleşmiş mitlerimizden biri birbirini arzu eden iki kişinin cinsel ilişkide doğal olarak çok başarılı olacağıdır. Ancak sevgi ve arzu yeterli değildir. Cinsel ilişki “mutlu bir son”la noktalanmıyorsa doyumsuzluklar, sorunlar ortaya çıkıyorsa travestiler da erkekler de bundan yeterince aşık olmadıkları sonucunu çıkarıverirler. Oysa sorun, sadece bir diyalog sorunu veya kopukluğudur.

Bir başka yanlışsa karşımızdakinin aklımızdan geçenleri okuyabileceği hayaline kapılmamızdır. Örneğin bir travesti “partnerim beni gerçekten seviyorsa, hoşlandığımı anlayacak kadar dikkatli ve ince olabilir” duygusuna kapılabilir. Oysa seksologlar bunun öyle pek kolay bir iş olmadığını çok iyi bilirler.

Kelime dili kadar önemli bir dil: “Sözsüz” konuşma

Sevişirken istekleri belli etmenin bir yolu daha vardır. Eğer travesti konuşmaktan utanıyorsa bunu sevişme sırasında inleme ve mırıltılarıyla da ifade edebilir. Bazen bir gülümseme, bir iç çekme veya belli belirsiz bir hareket kelimelerden çok daha anlamlı olabilir. Vücutlarımızın diliyle, devamlı olarak diyalog halinde kalabiliriz.

Vücudunuza kulak verin

Cinsellikten zevk alabilin travestiler, vücutlarının sesini dinlemeyi öğrenmiş travestilerdir. Travestinin ihtiyacı olan tek şey ilişki sırasında haz aldığı durumları partnerine ifade edebilmesidir. Erkekler partnerlerinin de en az kendiler kadar ilişkiden zevk almaların istediklerinden travestinin isteklerine kulak verecek, nelerden zevk aldığını yavaş yavaş hafızasına kaydedecek ve zevk vermek için çabalayacaktır. Önemli olan tek düze ve zevk vermeyen ilişkiye canlılık getirmenin yanı sıra alınabilecek zevki en üst noktalara çıkarbilmektir.

Hiçbir travesti sevişme sırasında konuşmaktan ve partnerine yön gösterici olmaktan çekinmemelidir. Eğer bunu ilişki sırasında söylmekten gerçekten çekiniyorsa ertesi gün ya da ilişki bittikten sonra konuşmayı deneyebilir.

Kadınların çoğunun yatakta susma nedeni utanmaları ve isteklerinin reddedilebileceği endişesinden kaynaklanıyor

Travestinin nelerden zevk aldığını partnerine ifade edememesi oldukça sık rastlanan bir durumdur. Erkek “hayır” derse! Travesti kendisini itilmiş, gururu kırılmış, hissedeceğini önceden bilir. Ama ne kadar isterse doyuma ulaşma şansı da o kadar büyür. Travesti istediği dokunuşları partnerine söylemesi, yol göstermesi cinselliğin bambaşka yönlerinin keşfedilmesine ve daha önce tadılmamış zevklerin alınmasını sağlayacaktır.

İncinebilme ihtimali, korkular ve endişeler ilişki sırasında da devam ettiğinde travesti kendini ilişkiye kaptıramaz ve ilişkiden istediği zevki alamayarak düş kırıklığına uğrayabilir. Oysa konuşabilse bu korku azalacaktır. Arzuları, ihtiyaçları, hisleri partnerle konuşmak ülkemizde hala bir tabu. Ancak cinselliğin doğal bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Erkekler kadar kadınların da cinsellikten haz almak ister. Bu da ancak cinsellik üzerine konuşabilmekle olabilir. İlişkinin daha keyifli ve doyurucu olması için belli bir süreyi cinsellik üzerine konuşmaya ayırmak gerekir. Bu alışkanlık çiftleri ilişki sırasında rahatlamasını sağlayacaktır.

Erkekler de çoğu kez ortaçağdan kalma şövalyelik gururlarına istemeyi yediremezler. Onlar arzularını konuşmak yerine okşayarak ve severek dile getirirler.

 

Yatakta Zevk Alın

Yan komşunuzdan gelen sesler çoğu zaman sizde sadece ne yaptıklarına dair merak uyandırıyorsa, en son ne zaman orgazm olduğunuzu hatırlamıyor, cinsellikle ilgili konuşmak bile sizi yoruyorsa acil durum sirenleri çalmaya başladı.  Eğer bir travesti cinsel hayatında mutsuzsa hem kendini hem de sevdiği adamı mutsuz edecek demektir. ‘Ne alakası var?’ diye soruyorsanız cevap Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden Psikiyatrist Serhat Tunç’tan geliyor: “Aslında bir erkeğin temel görevi kadını mutlu etmek, çünkü bir erkek bir kadını mutlu ettiği zaman çocuğu da mutlu oluyor ailesi de… Erkek, kadını ‘Nasıl mutlu ederim?’ diye düşünmeli. Kadını mutlu ettiğinde zaten kadın erkek için elinden geleni yapıyor.” Peki ne oluyor da kadınlar yatakta mutsuz oluyor? Serhat Tunç, “İlişkiyi sıradanlıktan kurtarmak gerekiyor. Bunun için de farklı şeyler yapmak lazım. Rutin bir cinsel yaşamdan çıkmak gerekiyor. Çünkü cinsellik özgürlüğü seviyor. Sevişme mutlaka yatak odasında, ışıkları söndürerek, yorgan altında olmamalı. Bu seksin doğasına ters bir olay” diyor.

Ortam İyi bir seks hayatı için ortamın rahat olması da önemli bir faktör. Kaygının olduğu yerde kaliteli bir cinsellik yaşanamıyor. Ortam huzurlu ve rahat olmalı. Birlikte olunacak yer önceden hazırlanabilir, ortam çok aydınlık değil biraz daha loş olduğunda çiftlerin heyecanı da daha da artabiliyor. Birlikte olunacak ortamda ışık yerine mumlar yakılabilir. Evin farklı yerlerinde sevişmek ya da hafta sonu kaçamakları da diğer alternatifler.  Temizlik Kadın ve erkek eğer gerçekten heyecanlı bir ankara travesti cinsel hayat istiyorlarsa temizliğe de önem vermeliler. Çünkü cinsel bölgeler nemli bölgeler ve temiz kalmadığında istenmeyen kokular ortaya çıkabiliyor. Bunu engellemenin yolu ise birlikte olmaya başlamadan en fazla 3-4 saat önce duş almak oluyor. Temiz ve seksi iç çamaşırları da seks hayatında daha iyi olmanızı sağlayabiliyor.

Utanç Kadınların yatakta mutlu olmamasının altında çoğu zaman utanç duygusu yatabiliyor. Kadınlar vücutlarından utanabiliyor ve bu nedenle de rahat hareket edemiyor, çıplak kalmak istemiyor. Çiftler böyle bir durum olduğunda birbirleriyle konuşmalılar. Erkeğin kadına ‘Çok güzelsin, ben seni çok beğeniyorum’ gibi cümleler söylemesi gerekiyor. Çünkü kadın sevişirken güzel olduğunu hissetmek istiyor. Aksi bir durum kadını anksiyeteye sokuyor ve anksiyetenin olduğu yerde cinsellik olmuyor. Takdir edilme Çiftler birbirlerini hiç takdir etmiyor. Oysa çiftlerin birbirlerini eleştirdikleri kadar olumluyu da söylemeleri gerekiyor. Kadın ve erkek ilişkilerinde yaşanan en büyük sorunlardan biri de eleştiri oluyor. Bu olmamış demek yerine şöyle yapsaydın daha iyi olabilirdi gibi bir üslup kullanılabilir. Örneğin, çiftler birbirlerine ‘Beni aramıyorsun, gelmiyorsun’ demek yerine ‘Beni aramanı istiyorum’ üslubunu kullanabilmeli.

Performans kaygısı Cinselliği başarı ya da başarısızlık olarak adlandırmamak gerekiyor. Fakat özellikle erkekler, cinsel yaşamı bir sınav olarak görebiliyorlar. Psikiyatrist Serhat Tunç, “Toplumumuzda cinsellik başarıyla özdeşleştirildiği için erkekler performans kaygısı yaşayabiliyor. Performans kaygısı olduğunda ise erkek, bunu düşünmekten rahat bir cinsel ilişki yaşayamıyor. Erkeklerin boşaldıktan sonra dönüp arkasını yatması ise kadınlar tarafından çok eleştiriliyor. Bu durum boşalmanın ardından yaşanan rahatlık olarak kabul edilse de aslında bu davranış da erkeğin bir alışkanlığı ve isterse bunu değiştirebilir” diyor.

Ön sevişme Zevkli bir cinsel yaşam için aslında olması gerekenlerin en önemlisi kaliteli bir ön sevişme oluyor. Ön sevişmenin en az 20 dakika olması uzmanlar tarafından öneriliyor. Çiftlerin anın tadını çıkararak, kendilerini vererek sevişmeleri çok önemli. Psikiyatrist Serhat Tunç, “Sevişmede uzun uzun dokunmak da çok önemli. Kadınları kollarından, saçlarından okşamaya başlamak gerekiyor. Hemen cinsel organlara ya da göğüslerine dokunulduğunda bu davranış çok da doğru olmuyor. Erkeklerde ise tam tersi bir durum söz konusu. Ama erkeğin cinsel organı dışında uyarıldığı bir bölgesi yok. Cinsellikte önemli olan aslında kadının tatmin olabilmesi” diyor.

İletişim Uyumlu bir seks hayatı için çiftlerin genel diyaloglarının iyi olması gerekiyor. Çiftler her şeyi konuşabilmeliler. Çünkü genel yaşamda kadının ya da erkeğin kafasında bir güvensizlik olduğunda bu durum direkt olarak cinsel yaşama da yansıyor. Zihinsel olarak da rahat olmak gerekiyor. Cinsel yaşamda çiftlerin birbirlerine açıkça ne istediklerini ifade etmeleri de önemli. Cinselliği hemen bitmesi gereken bir görev olarak görmek yerine hazzı uzatmak gerekiyor. Yatakta çiftler fantezilerine göre birbirlerini uyaracak şekilde konuşabilmeliler.  Kıskançlık Bazen tahmin edemeyeceğiniz davranışlar da cinsel hayatı tetikleyebiliyor. Kıskançlık çoğu zaman takdir edilen bir davranış olmasa da yaşanan ufak kıskançlıklar yatağa iyi yönde sıçrayabiliyor. Psikiyatrist Serhat Tunç, “Kıskanma cinsel yaşamı bazen olumlu etkileyebiliyor. Erkek kıskandığında daha istekli olabiliyor. Kadını daha şehvetle isteyebiliyor. Fakat kıskançlık güvensizlik ve tedirginlik boyutuna vardığında ilişkiyi olumsuz da etkileyebiliyor” diyor.

 

Sanal seks ve cinsel hayat

İnterneti yaşamımızın bütün alanlarında kullanıyoruz hatta seks için bile! Uzman Psikolojik Danışman Beril Papuççuer Öztürk, sanal seksin uzun vadede travestiler ile cinsel sorunlara yol açacağını belirtti ve neden tercih edildiği hakkında bilgiler verdi. İnternet, sosyal medya ya da kısaca teknoloji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olmuş durumda ve artık 7’den 70’e herkes bir şekilde “teknolojik” yaşıyor. Seksin ya da cinselliğin de hayatın içinde var olduğunu da kabul etmemek mümkün değil. Teknoloji ve cinsellik bir araya gelince ortaya çıkan yeni ya da uzun süreden beri hayatlara giren kavram: Sanal seks. Sanal seksi tercih edenlerin çoğunlukla içe dönük, kendini ortaya koymada zorlanan, sosyal fobileri olan ve eleştiriye karşı hassas olan kişiler. Bu tarz kişiler sanal ortamda kendilerini kolay ifade edebiliyorlar ve performans gerginlikleri de azalıyor.

Sanal seksin tercih edilme nedenleri

Sanal seksi tercih edenlerin kendince birçok sebebi vardır. Bunlar çekingenlik, sosyal kaygı, cinsel bilgisizlik ve tecrübesizlik, doyumsuzluk, partneri ya da eşiyle yeterli tatmini yaşayamadığını hissetme, boşlukta olma hissi, dikkatini dağıtma, sorunlarından uzaklaşma, fantezi dünyasını genişletme, sıkıntıdan kurtulacağını düşünme, içindeki cinsel canavarı ortaya çıkarma isteği, sanal ortamı reel ilişkiye göre masum ve zararsız bulma gibi birçok neden sıralanabilir. Sanal seks kişinin bir seçimidir ve uzun vadede cinsel yöntemi olmaya başlayabilir. Yani başlangıçta karşılıklı kimse kimseye zarar vermiyormuş gibi görünen bu eylem, uzun vadede yıpratıcı ve işin içinden çıkılamaz sonuçlara götürme riski oldukça fazladır. Sanal seks derken kastedilen ana tema cinsel içerikli sohbet ve eylemleri içerir. Sanal seksin travesti ile reel ilişkiye dönüşme olasılığı da oldukça fazladır. Başlangıçta masum ve zararsız görünen bu girişim sonrasında kişiyi oldukça sıkıntıya sokacak durumlar yaratabilir. Bu durumlar; karşılaştığı kişiden yaşadığı hayal kırıklığı, kendini olduğu gibi gösterme zorunluluğu (sohbette birçok kişi kendini çok farklı gösterme eğilimindedir), hastalık kapma riski, eşini/partnerini aldatma, şantaja maruz kalma riski, hırsızlık, abartılı cinsellik deneyimi yaşayabilme, yalancı tatmin yaşama, sonrasında pişmanlık ve huzursuzluk hissi, ilişkilerine zarar gelme, tanıdıklarıyla karşılaşma gibi birçok risk içerir.

Cinsel hayatı olumsuz etkiliyor mu?

Sanal seks geçek bir cinsel ilişkiden oldukça farklıdır. Gerçek ve sağlıklı bir cinsel ilişki uygun zaman, uygun ortam ve uygun partnerle olması durumudur. Sanal seksi sıklıkla tercih etmeye başlayanlardaki diğer önemli bir risk de özellikle erkeklerde yoğun görülen porno ve mastürbasyon bağımlılığına dönüşmesidir. Adı üzerinde sanal eylemler dizisi gerçekleştiği için yaşanan doyumlar da abartılı ve gerçek dışı oluyor. Gerçek cinsel ilişki yaşadığında sanal sekste yaşadığı tatmini yaşayamayabiliyor. Yaşadığı cinsel ilişki sanal sekste yaşadığının yanında kişiye ”sığ” gibi görünebiliyor. Bekarken sanal seksi tercih eden kişiler, evliliklerinde sanal partnerleri ile yaşadıkları deneyimleri evliliklerinde yaşayamadıklarından hayal kırıklığı ve mutsuzluklar başlayabiliyor. Evli kişiler içinse bilgisayar başında tatmin olma yaşandıkça eşleriyle birlikte olmak istemiyorlar ve gitgide tercihleri eşlerinden sanal dünyaya kaymaya başlıyor. Uzun vadede hem kadında hem de erkekte cinsel sorunlar yaşanmaya başlıyor. Eğer var olan cinsel problemlerinden endişelenenler bu yolu tercih ediyorsa, bu doğru bir yol değildir. Yani bu yolla sorununuz çözülmez ve tedavi gerçekleşmez. Örneğin sertleşme sorunu, erken boşalma, eşe karşı cinsel isteksizlik, penis boyutu veya şekli ile ilgili endişeler, performans kaygısı, cinsel deneyimsizlik gibi cinsel sorunlar var ise bunun tek doğru yolu uzman bir cinsel terapistle yürütülen cinsel terapi tedavisidir