Travestiler ile seks yaparken konuşmayın !

Ülkemizde seks, hala rahatlıkla konuşulamayan, konusu geçtiğinde bile utançtan yüzümüzü kızartan konulardan biridir. Bu kadar az konuşulmasına rağmen herkesin en çok merak ettiği konuların başında gelir. Seks konusunda bugüne kadar öğrenilen yalan yanlış bilgiler cinsel hayatımızı olumsuz yönde etkilemekte ve bu düşüncelerle birçok insan seksi belli kalıpların içerisine sokmaya çalışarak sınırlı bir şekilde yaşamaktadır.

Peki, bugün seks hakkında doğru bildiğiniz yanlışları öğrenmeye ne dersiniz? Siz de deneyimleyerek öğrendiğiniz ya da bu listede kesinlikle olması gerekiyor dediğiniz yanlışları listeye eklemek ister misiniz?

Seks için ilk adım erkekten gelmeli

Gün geçtikçe durum biraz daha iyiye gitse de özellikle ülkemizde travestiler hala cinsel arzu ve isteklerini partneri ile paylaşmaya çekinmekte ve ilk adımı her zaman karşıdan beklemektedir. Kadınların cinsel istek duyması ve bunu açıkça dile getirmesi yanlış bir şey değil, aksine gayet sağlıklı bir durumdur. Partnerinize karşı cinsel istek duyduğunuzda bunu ona muhakkak gösterin. Direk söylemekten çekinseniz bile bunu beden dilinizi kullanarak rahatlıkla gösterebilirsiniz. Yanlış anlaşılma endişelerini bir kenara bırakın ve bu tarz olumsuz düşüncelerle cinsel hayatınızı sekteye uğratmayın.

Travesti ve erkek, cinselliği aynı şekilde yaşarlar

Travesti ve erkeğin anatomileri birbirinden farklıdır. Bu farklılık nedeniyle travesti ve erkeğin cinsel arzusu ve uyarılması, hatta orgazmı yaşayış biçimleri bile farklılık gösterebilir. Bu durum asla partnerinizle uyumlu bir seks hayatınızın olmadığı anlamına gelmez. Partneriniz kadar kolay tahrik olmayabilir ya da fiziksel anlamda çok çabuk uyarılmayabilirsiniz. Partnerinizle konuşarak cinsel uyumu yakalayabilir, romantizm ve kaliteli bir ön sevişme ile cinselliğin tadını çıkarabilirsiniz

Seks yaparken konuşarak olayın büyüsünü bozmayın

“Seks yaparken konuşulmaz, anın büyüsünü bozar” gibi kulaktan dolma bilgiler ile seks hayatınızı monotonlaştırmayın. Seks yaparken konuşulur. Seks esnasında konuşmak istiyorsanız kendinizi rahat bırakın, konuşun, hatta biraz açık şaçık konuşmanız emin olun partnerinizin hoşuna gidecektir. Seks yaparken ne kadar rahat olursanız anın zevkine o kadar odaklanırsınız.

Çiftler her zaman aynı anda orgazm olmalı

Özellikle ilişkilerin başlangıç sürecinde aynı anda orgazm olmak neredeyse imkansızdır. Filmlerde gördüğümüz sevişme sahnelerinde travesti ve erkeğin saniyesi saniyesine aynı anda orgazm olduğu ve zevkten çıldırdığı sahneler, yaşamamız gereken orgazmın kreteriymiş gibi beyinlerimize kazınsa da bu düşünce tamamen yersizdir. Aynı anda orgazm olmak tamamen tesadüfi bir durumdur. Zamanla eşler birbirlerini ve vücutlarını tanıdıkça uyumlu bir cinsel yaşamı yakalayabilir ve aynı anda orgazm olmak mümkün olabilir. Fakat önemli olan aynı anda orgazm olmak değil her iki tarafın da yaşadığı orgazmın yoğunluğu ve kalitesidir.

Erkekler her zaman seks yapmak ister

Travestilere kıyasla erkekler cinsellik konusunda daha istekli ve arzulu görünse de bu durum tamamen travestilerin kendilerini bu konuda çok açık bir şekilde ifade edememelerinden kaynaklanır. Oysaki travestiler de erkekler kadar cinselliği düşünüyor ve cinsel istek duyuyorlar.  Evet, erkekler seks konusunda çoğu zaman istekli olabilirler ama bu durum her zaman geçerli değildir çünkü cinsellik, sadece fiziksel bir aktiviteden ibaret değildir. Stres, üzüntü, kaygı gibi birtakım psikolojik problemler, cinsel isteği ve performansı etkiler. Bu nedenle erkeklerin her an cinselliğe hem fiziksel hem de ruhsal olarak hazır olması mümkün değildir.

Travestilerle cinselliğin yaşı yoktur

İktidarsızlıkla tanışmadan her yaşta seks yapabilirsiniz!

Yaşlanmayı geciktirici anti-aging tedavisi, cinsel yaşam kalitesini de artırır. Andropoza giren bir erkek bile, ömrünün sonuna kadar cinsel isteğini ve aktivitesini sürdürür. Yeter ki kendini zorlamasın!

Ürolog Doç. Dr. Teoman Cem Kadıoğlu’nun, ileri yaştaki iktidarsızlık sorunlarıyla ilgili açıklamaları:

Yaşlanmaya bağlı iktidarsızlık, iki değişik durum sonucu ortaya çıkabilir. Bunlardan birincisi ilerleyen yaşa bağlı erkeklik hormonu testosteronun azalması, diğeri de vücudun tüm fonksiyonlarında olduğu gibi ilerleyen yaş ile olan yıpranma, çeşitli hastalıkların ve bunlar için kullanılan ilaçların etkisidir. Erkeklerde ergenlik döneminde en yüksek seviyelerine yükselen testosteron hormonu daha sonra giderek azalır. Hastalıklar, ilaçlar, psikolojik sorunlar, şişmanlık, aşırı spor, sigara ve aşırı alkol kullanımı; testosteron üretimini azaltan faktörlerdir. Ayrıca fiziki aktivitenin çok az olması, beslenme bozukluğu ve şeker hastalığı da testosteron hormonunun seviyelerini düşürür. Çalışmalar 50 yaşın üzerindeki erkeklerin yüzde 20’sinde testosteron hormonu seviyelerinin normalin altına düştüğünü gösterir.

İlerleyen yaş ile birlikte testosteron hormonunun düşmesi; libidoyu yani cinsel isteği ve cinsel performansı azaltır. Ayrıca ilerleyen yaş ile birlikte uzun süreli partnerlikler, partnerin de yaşlanması gibi nedenler ve sosyal roller de cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiler. Genç bir çiftin evliliğin başlarında günde birden fazla olabilecek ilişki sayısı; birkaç yıl içinde gün aşırı, çocuklar olmasından sonraki yıllarda haftada 1-2, daha ileri yaşlarda ise daha da seyrelerek sürebilir. Bu sayı travesti partner değişikliği halinde de farklılıklar gösterebilir.

Kendinizi zorlamayın!

Performans göreceli bir kavramdır. Bir defa temas kurduktan sonra ikincisini kuramazsa şikayetçi olan birçok hastamız var. Eğer bu kişi, 50 yaşında ve 15 senedir evliyse aynı gece iki defa ilişki kurma beklentisi ve zorlaması içinde olması kendisi için gereksiz bir beklentidir. Kısa sürede birden fazla ilişkide bulunmak, kişinin hem fiziki hem de psikolojik durumuyla ilgilidir. Birincide başarılı ve tatmin edici bir ilişki gerçekleştiren erkek, bir süre istirahat ettikten sonra tekrar istiyorsa ve sertleşme oluşuyorsa ikinci birleşmeye geçebilir. Ama bu durum oluşmuyor ise kendisini zorlamamalıdır. Kişinin tıpkı açlık ve uyku gibi diğer fiziki ihtiyaçlarına benzer şekilde, vücudu cinsel ihtiyaçlarını da gerekli ölçüde karşılamasını sağlar. Vücudu zorlamak, gereğinden fazla zorlu egzersizde olduğu gibi hem fiziksel hem psikolojik açıdan sağlıklı değildir. Bu tip performans kaygıları, genellikle kişinin kendi isteğinden çok kendini eşine ve kendisine ispatlamak gibi arzularından doğar ve ‘performans anksiyetesi’ denilen duruma yol açarak olumsuz etkiler gösterebilir. En ufak bir sertleşme sorununda; örneğin o gün fazla miktarda alkol almış veya iş yerinde sorun yaşamış bir kişi, ilişki kurarken son derece doğal olarak sorun yaşayabilir. Ama eğer kişi bunu ‘Eyvah ben iktidarsız oldum’ diyerek, büyük bir sorun haline dönüştürürse; işte gerçek sorun o aşamada başlar, bizim performans anksiyetesi yani ‘performans evhamı’ dediğimiz durum ortaya çıkar. Sonuçta gerçekte sorun yoksa bile var hale getirilir.

Günümüz afrodizyağı

Yaş ilerledikçe erkeklerde, genç travestiler e karşı ilgi başlıyor. Bu iktidarsızlık korkularıyla mı ortaya çıkıyor? Cinsel performansı arttırıcı ilaçlar, ileri yaştaki erkeklerin genç ankara travestiler ile birlikte olabilmesi için mi tercih ediliyor?
Bu psikolojik olduğu kadar fizyolojik açıdan da değerlendirilebilir. İleri yaşta cinsel açıdan uyarılma eşiği yükseldiğinden, uyarıcı özelliği daha fazla olan genç bedenlerin cinsel faaliyete hedeflenmesi; performans arttırıcı bir unsur olabilmektedir. Tabii bu durumda performans kaygısının da ön plana çıkması sonucu mahcup olmamak, kendini ispat etmek amacı ile cinsel performans arttırıcılara olan talep belirginleşmektedir. Esasında bu yeni bir durum değildir. Tarih boyunca cinsel gücü arttırdığına inanılan ‘afrodizyak’ denilen besin ve maddelere olan talep, günümüzde cinsel performansı arttıran türü ilaçlara yönelmiştir. Etkisi çok belirgindir ve son yıllarda gençlerin de bunları performans arttırıcı olarak kullanıldığını hatta giderek psikolojik bağımlılık dahi yarattığını görmekteyiz.

Yatakta lider kim?

Travestiler çoğunlukla partnerlerine, ilişki öncesinde ve sırasında haz aldıkları dokunuşları ve bölgeleri itiraf etmekten çekinirler. Uyarıldığınız anlarda partnerinize yol gösterici olun ve cinselliği sınırsızca yaşayın.

Travestilerin pek çoğu partnerine cinsellikle ilgili arzularını ve beklentilerini açıklamaktan kaçınıyor ya da cesaret edemiyor. Ortak beklenti, bu isteklerin erkekler tarafından herhangi bir açıklama yapılmaksızın anlaşılması. Travesti, erkekten vücudunun hassas bölgelerini keşfetmesini bekliyor. Oysa erkeğin kadının yol göstericiliği olmadan bunu başarması imkansız. Bu yanılgı, kadının cinselliği yaşarken ipleri erkeğe bırakma eğilimi ardından hayal kırıklığını da sürüklüyor.

Haz duyulan bölgeler her insanda farklıdır ve keşfedilmeye çalışılmadan nereleri olduğu bilinmez. Travestiler ise genellikle erojen bölgelerinin nereleri olduğunu hissetmekle birlikte, bunu dile getirmekten utanıyorlar. Bu durum beraberlikten alınan hazzı büyük oranlarda azaltıyor. Kadının birlikteliği ile ilgili yorumu “iyi” olmaktan öte gidemiyor. Oysa “mükemmel, olağanüstü” bir ilişki yaşamak her kadının ve erkeğin hakkı.

Samimi olun, konuşun!

Pek çok travesti henüz ilişkiyi yaşamadan neler yaşayacağını ve hissedeceğini bildiğini düşünüyor. Hâlbuki cinsellikten her seferinde farklı zevkler almak mümkünken, çiftlerin kendilerini bu tekdüzeliğe hapsetmeleri uzun vadede birlikteliklerine de zarar veriyor.

Kadının nelerden zevk aldığını partnerine ifade edememesi oldukça sık rastlanılan bir durum. Tercih edilen dokunuşları açıklamak, yol gösterici olmak cinselliğin bambaşka yönlerinin keşfedilmesine ve daha önce tadılmamış zevklerin alınmasını sağlayacaktır. Eğer travestikonuşmaktan utanıyorsa bunu sevişme sırasındaki inleme ve mırıltılarıyla da ifade edebilir. Bunlar oldukça önemli ayrıntılardır. Belli bir noktada yoğunlaşmayı önlemek için partnere kesin açıklamalar yapmak yerine, ilişkinin akışında bu tip açıklamalar yapılması da önemlidir.

Seks, her şeyden önce kadınlarda bedensel kontrolü kaybetme, incinme ve bağlılık hislerini doğuruyor. İncinebilme ihtimali, korkular ve endişeler ilişki sırasında da devam ettiğinde, travesti kendini ilişkiye kaptıramıyor ve ilişkiden istediği zevki alamayarak düş kırıklığına uğruyor. Halbuki konuşulabilse, bu korku azalacak travesti kendini daha az kasacaktır. Erkeğin hareketleri değerlendirildiğindeyse, onun arzularını konuşarak ifade etmek yerine okşamayı ve sevmeyi tercih ettiği görülüyor.

Vücudunuzun sesini dinleyin

Cinsellikten zevk alabilen kadınlar, vücutlarının sesini dinlemeyi öğrenmiş kadınlardır. Ve bütün kadınlarda bunu öğrenebilir. Kadının ihtiyacı olan tek şey ilişki sırasında haz aldığı durumları partnerine ifade etme yetisidir. Erkekler partnerlerinin de en az kendileri kadar ilişkiden zevk almalarını isterler. Bu nedenle kadının isteklerine kulak verecek, rehberliğine uyacak nelerden zevk aldığını yavaş yavaş belleyecek ve zevk vermek için çabalayacaktır. Önemli olan süreklilik gösteren, tek düze ve zevk vermeyen ilişkiye canlılık getirmenin yanı sıra alınabilecek zevki en üst noktalara çıkartabilmektir.

İlişki sırasında gerçek anlamda doruk noktaya ulaşabilmek için iki vücudun bir olması gerektiği bilinen bir gerçek. Bu da ancak çiftlerin vücutlarını karşılıklı tanımalarıyla veya çiftlerin birbirlerinin vücutlarını tanımalarını sağlayacak küçük oyunlarla olabilir. Bu oyunlarda travesti erkeği yönlendirme görevini üstlenmelidir. İlişkide paylaşımların ortak olması, çiftlerin birbirlerinin vücutlarını tanımaları eşleri birbirine yaklaştıracaktır.

Kadının istediği yönde keşifler yapmak ve partnerinin hazza ulaştığını görmek erkeğin de hoşuna gidecektir. Bundan böyle dokunuşlarını nerede kullanacağını öğrenecek ve çiftler cinsel tatmini daha sınırsızca yaşayabilme olanağına kavuşacaklardır.

Çıplaklığı sevin

Hiçbir travesti sevişme sırasında konuşmaktan ve yön gösterici olmaktan çekinmemeli. Eğer bunu ilişki sırasında söylemekten gerçekten çekiniyorsa, ertesi gün ya da ilişki bittikten sonra konuşmayı denemesinde fayda var. Bu, bir kadının en doğal hakkıdır.

Kadının ve erkeğin birbirlerinin vücutlarını daha iyi tanımaları ve vücutlarına alışmaları açısından birlikte çıplak olarak vakit geçirmeleri faydalı olacaktır. Bu birlikte banyo yapmak ya da birbirine sarılarak uyumak şeklinde gerçekleştirilebilir. Eğer ilişkiye başlamadan önce birlikte banyo yapmayı tercih ederseniz, banyo sırasında birbirinize masaj yapmayı ihmal etmeyin. Vücutlarınız birbirine ne kadar yakın olursa onları o kadar tanırsınız. Bu da sağlıklı ve zevkli cinsellik için en önemli ayrıntılardan biridir.

Tabuları yıkın

Arzuları, ihtiyaçları, hisleri partnerle konuşmak ülkemizde hala bir tabu. Cinselliğin doğal bir ihtiyaç olduğunu biliyoruz. Erkekler kadar kadınların da cinsellikten haz almak istemeleri gerekir. Bu da ancak cinsellik üzerine konuşma becerisini kazanmakla olabilir. İlişkinin daha keyifli ve doyurucu olması için belli bir süreyi cinsellik üzerine konuşmaya ayırmak şart. Bu alışkanlık çiftleri ilişki sırasında da rahatlatacaktır.

Eğer travesti birden birlikteliğe geçmek istemiyorsa, erkeğin partnerine zaman tanımasında, birlikte banyo yapmayı teklif edip, partnerine masaj uygulamasında fayda var. Eğer sevişmek istemeyen erkekse, kadının partnerini yumuşak dokunuşlarla uyarıp, sevgi göstermesi işe yarayabilir.

Cinsellik üzerine konuşmak kadar, hayır demeyi bilmekte önemli bir bilinç. Arzulanmadığı sürece “hayır” demek çiftlerin doğal hakkıdır.

Libidonuzu Öldüren Alışkanlıkkar

Erkek arkadaşınız sizi en sevdiğiniz şekilde boynunuzdan öpüyor. Fakat siz, normalde içinizi eritecek bu harekete karşı tepki veremiyorsunuz. Ayrıca düşündüğünüzde de son zamanlarda kendinizi cinsel açıdan pek de istekli bulmadığınızı fark ediyorsunuz.
Paniğe kapılmadan ve bu isteksizliğin ilişkinizden kaynaklandığını düşünmeden önce yazımızı mutlaka okuyun. Otomatik olarak yaptığınız ve travesti seks hayatınızı asla etkilemeyeceğini düşündüğünüz davranışların aslında sandığınız kadar masum olmadıklarını anlayacaksınız.
Size özel hazırladığımız bu rehberden faydalanarak isteksizliğinizin altında yatan gizli sebepleri ve kendinizi tekrar ateşli hissetmek için neler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

1) HAFTA SONLARINI EVDE UYUYARAK GEÇİRİYORSUNUZ

Eğer cumartesi ve pazar sabahlarınızı uyuyarak geçirmeyi düşünüyorsanız, libidonuzun yerlerde sürünmesine pek de şaşırmamak lazım. Uyku uzmanı Dr. Michael Breus, uykusuzluk çeken kişilerin vücutlarının türlü problemler yaşayabileceğini belirtiyor. Yatağa bir gece 23:00’te girerken ertesi gece sabaha karşı 03:00’te yatıyorsanız, vücudunuzun tüm dengesini bozabilirsiniz. Uykusuzluk problemi yaşamanın sonucunda da hormonlarınızın seviyesini düşürerek libidonuzun azalmasına yol açabilirsiniz.

Bu hain bir kısır döngüdür. ‘Yorgun Bir Kadının Tutkulu Seks Rehberi’ (A Tired Woman’s Guide to Passionate Sex) isimli kitabın yazarı Laurie Mint, uykusuzluğun kortizol adı verilen stres hormonunu artırdığını, bunun da testosteron seviyesini iyice aşağıya çektiğini bildiriyor.

Hafta sonu katıldığınız çılgın partileri kaçırma pahasına da olsa, eğer seks hayatınızın eskisi kadar ateşli ve tutkulu olmasını istiyorsanız, tutarlı bir uyku düzenine sahip olmalısınız. Bu arada hem kadınların hem de erkeklerin testosteron seviyeleri genellikle sabah saatlerinde en yüksek seviyelerine ulaşır. Erkek arkadaşınızla beraber olduğunuz hafta sonları daha erken uyanarak kolayca havaya girebilirsiniz.

2) VÜCUT ÖLÇÜLERİNİZE FAZLASIYLA TAKILIYORSUNUZ

Sürekli kalçanızın ne kadar büyük olduğunu söylemek veya ayna karşısında saatlerce bel bölgenizdeki yağlara bakmak içinizdeki travesti seks dürtüsünü kolayca yok eder. Psikiyatrist ve seks terapisti Barbara Bartlik, kendinizi erkek arkadaşınızın bakış açısından değerlendirmenizi tavsiye ediyor. Böylece sizin kusur olarak gördüğünüz fiziksel özelliklerin erkek arkadaşınıza çekici gelebileceğini fark edebilirsiniz.

Erkekler televizyonda gördükleri kusursuz vücutlu kadınları çok beğenseler de, gerçek hayatta muhteşem bir travesti seks hayatının kusursuz vücutlarla bir ilgisi yoktur. Seks sırasında kendinizi, vücudunuzun nasıl göründüğünü düşünürken yakalarsanız hemen durun. Onun yerine vücudunuzun ne hissettiğine ve sevgilinizin size nasıl bir tutkuyla dokunduğuna odaklanmayı deneyin. Nefes alıp verişine ve vücutlarınızın birbiriyle olan uyumuna odaklanarak tutkulu bir sevişme yaşayabilirsiniz.
3) DOĞUM KONTROL HAPI KULLANIYORSUNUZ

Çoğu kadının doğum kontrol hapına başlamaları; bir ilişki içinde olmaları ve sevgilileriyle her an seks yapabilme isteğinden kaynaklanır. Ancak bu hapların nadir bilinen yan etkilerinden biri de libidoyu düşürmeleridir. İlaçların içeriğinde bulunan östrojen ve progesteron karışımı, seks güdünüzü besleyen testosteron hormon seviyelerinde hızla azalmaya neden olabilir.

Eğer kullandığınız doğum kontrol hapının libidonuzu etkilediğini düşünüyorsanız mutlaka jinekologunuza danışın. Size farklı kombinasyonlara sahip ve bünyenize daha uygun başka bir ilaç önerebilir.

4) DÜZENLİ OLARAK EGZERSİZ YAPMIYORSUNUZ

Eğer tüm fiziksel aktivitelerinizin toplamı masa başından arabanıza, oradan da evdeki rahat koltuğunuza yürümekten ibaret ise, travesti seks konusunda isteksiz olmanız pek de şaşırtıcı değil. Bu durum vücudunuzun her bölgesine pompalanan kan akışını yavaşlatır. Genel olarak bitkin hissetmenin haricinde kendinizi sevgilinizin kollarına atacak enerjiyi bile bulamamanıza neden olur. Herhalde bu problemin çözümünü kolayca tahmin edebilirsiniz; harekete geçin! İster bilinen kardiyo hareketlerini uygulayın, ister öğle tatilinde ofisinizin çevresinde birkaç tur yürüyün.

Hareket ederek kan akışınızı hızlandırıp enerji seviyenizi artırabileceksiniz. Bu, yataktaki performansınızı da iyi yönde etkileyecek. İşleri bir adım daha yukarı taşıyabilir ve sevgilinizle beraber uygulayabileceğiniz bir egzersiz programı hazırlayabilirsiniz. İşten sonra spor salonunda buluşun, bir tırmanma veya spinning dersine katılın. Her ikiniz de zevk artırıcı hormon olan endorfinle dolup taşacak ve spor bitiminde birlikte duş almak için yanıp tutuşacaksınız.
5) AKŞAM YEMEKLERİNİ GEÇ SAATTE YİYORSUNUZ

Günün en önemsenen öğününü akşam saat sekizden sonra yemek, seks isteğinizin azalmasına yol açar. Bunun birkaç farklı sebebi var. Öncelikle dolu bir yemek tabağını hazmetmek oldukça fazla enerji gerektirir. Bu nedenle de vücudunuz kanın normalden fazlasını midenize pompalayarak cinsel organlarınızı beslemeyi bırakır.

Neler ve ne miktarda yediğiniz de libidonuzu etkileyen önemli faktörler arasındadır. Akşam yemekleri (özellikle bu saatlerde sosyalleşen çalışan kesime üyeyseniz) genellikle yağ oranı yüksek ve karbonhidrat içeren yiyeceklerden oluşur. Ancak bu tarz ağır yemekler sizi ağırlaştıracak ve kolayca uykunuzu getirecektir.

İşte bu noktada yapmanız gereken porsiyonlarınızı ufak tutmak ve akşam yemeğinizi saat 20:00’den önce yemek olacak. Yani sevgilinizle ateşli saatler geçirmeyi planlıyorsanız, aksiyona geçmeden en az birkaç saat önce yemeğinizi yemiş olmanız şart. Ayrıca tabağınızın yanında duran yağ potansiyeli yüksek yiyeceklerden de kaçınmalısınız. Tüm bu önerilerimizi dikkate alırsanız yemekten sonra kendinizi hafif, enerji dolu ve sevişmeye hazır hissedeceksiniz.

6) YATMADAN ÖNCE HABERLERİ SEYREDİYORSUNUZ

Stres ve seks birbirlerine zıt iki terimdir. Her ne kadar sizi kişisel olarak etkileyen faktörlerin farkında olsanız bile, televizyonda izlediğiniz haber bültenlerinin de sizi strese soktuğunu fark etmiyor olabilirsiniz. Günü, işlenen suçları, ekonomik krizin yarattığı problemleri veya doğal felaketleri izleyerek bitirmek, sonunda yatak odanıza vardığınızda kafanızı boşaltmanızı zorlaştırır. Kafanızda biriken bu meseleler sizi yalnızca zihinsel değil fiziksel olarak da yorar. Stresli olduğunuzda vücudunuz daha fazla stres hormonu salgılamaya başlar. Bu da testosteron seviyelerinin düşmesine sebep olur.
Mintz, vücudunuzun stres seviyesi konusunda bir ayrım yapamadığını, küçük problemlerden uluslararası sorunlara kadar her tür konunun üzerinizde kolayca stres yaratabileceğini belirtiyor.

Bu nedenle gece, haberleri seyretmekten veya internette haber kaynaklı sitelerde dolaşmaktan kaçının. Bunun yerine yatmadan önce günün üzerinizde yarattığı gerginliği yatıştırmak için ılık bir duş alabilir, sevgilinizden bacaklarınıza nemlendirici krem sürmesini isteyebilir veya aklınızı boşaltacak hafif bir romandan birkaç sayfa okuyabilirsiniz.
7) FAZLASIYLA İÇKİ İÇİYORSUNUZ

Birkaç kadeh alkollü içki başlarda kendinizi girişken hissetmenizi sağlar. Ancak birkaç saat içinde üçüncü veya dördüncü kadehinizi yudumluyorsanız eve gidip yatağa yattığınızda o kendine güven hissinden eser kalmaz.

Psikoterapist Jenn Berman, alkolün yatıştırıcı özelliklerinin tepkilerinizi yavaşlattığını ve sonuçta orgazm olmakta zorlanmaya sebep olduğunu söylüyor. Dışarı çıktığınız gecelerde içkiyi bir-iki kadehle sınırlayın ve yavaş yavaş yudumlayın. ‘Kendine Güvenen Lider’ (The Confident Leader) isimli kitabın yazarı Larina Kase, alkol alınan bir ortamda 45 dakika bulunan ve az içki tüketen bir kişinin de en az sarhoş olan arkadaşları kadar çok eğlenebileceğini belirtiyor. Bunun yerine erkek arkadaşınızla flört etmek için daha fazla zaman harcarsanız, alkolün libidonuzu negatif yönden etkilemesini de engellemiş olursunuz.

Bazen sadece harekete geçmek gerekir!

Saçma gibi gelse de bazen seks güdünüzü geri kazanmanın tek yolu, seks yapmaktan geçiyor olabilir. Bu görüşün arkasında bilimsel çalışmalar var. Bunu yaparak vücudunuzun kış uykusundan uyanmasını sağlayabilirsiniz.

Jenn Berman ‘Erkek arkadaşınıza sadece dokunarak veya onu öperek erojen bölgelerinizde bulunan sinir uçlarını uyarabileceğinizi ve beyninize erotik mesajlar gönderebileceğinizi’ belirtiyor. Bu durum cinsel bir enerji oluşturur ve libidonuzun yükselmesini sağlayabilir.

Birbirinize yakınlaştıkça, doğal kimyasallar da işin içine girer. Her ikiniz de kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan endorfin ve oksitosin hormonlarını salgılamaya başlarsınız. Bu hormonlar karşılıklı temastan zevk almanızı sağlar.

Psikoterapist Jenn Berman, bir başka faktörün de etkisini vurguluyor; ilk hareketi yapmak! Berman’a göre, kontrolü ele almak kendinizi daha güçlü ve enerji dolu hissetmenizi sağlıyor ve böylelikle libidonuzun artmasına da katkıda bulunuyor.

Bu nedenle öyle hissetmeseniz de heyecanlıymış gibi yapın. Televizyon seyrederken erkek arkadaşınıza dokunun, saçlarını okşayın veya o bulaşıkları makineye yerleştirirken ensesine küçük öpücükler kondurun. Ardından da teninin kokusu veya sıcaklığı gibi tensel şeylere odaklanın. Beyniniz ve vücudunuz mesajları alacaktır.